DOĞADAN GELEN SAĞLIK

Şifalı bitkiler,dogadan gelen sağlık,bitkilerin faydaları

<

Posalı yiyeceklerle kabızlığa veda edin!
Stres ve yanlış beslenme pek çok metropol insanında kabızlığa yol açıyor. Posalı yiyecekler yerine karbonhidratlı gıdalarla beslenen ve su içmeyen birçok kişi, hayatlarının belli bir döneminde kabızlıkla ilgili savaş veriyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, posalı yiyeceklerle kabızlığı yenmenin ipuçlarını verdi:
* Günlük beslenmenizde tükettiğiniz basit şekerler size yüksek oranda kalori sağlarken kan şekerinizde dalgalanmalara yola açarak çabuk acıkmanıza neden olur. Posa ise su çekme yeteneği olduğundan mide içerisinde şişerek hacim yaratır ve kendinizi daha tok hissedersiniz. Ayrıca posa mideyi geç terk ettiği için, tokluk hissiniz uzun süre devam eder.
VAR OLANI DA ÇÖZER
* Kalori içermeyen posa, formunuzu korumak adına birebirdir. Eğer sık sık acıkıyorsanız, şeker tüketiminizi azaltmanızın ve posa tüketiminizi arttırmanızın vakti çoktan gelmiş demektir.
* Kabızlığın gelişiminin önlenmesinde ve mevcut kabızlığın düzeltilmesinde posanın büyük etkisi bulunmaktadır.
* Diyet posasının yeterli miktarda tüketilmesi kalınbağırsak kanserinin oluşumunun önlenmesine de yardımcı olur.
* Çözünülebilir posa içeren yulaf, arpa ve pirinç kabuğu gibi besinler, karaciğerdeki kolesterol sentezini azaltarak, kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyinin düşmesine yardımcı olmaktadırlar.
Kabızlığı yenen müthiş karışım VE DOĞAL GIDALAR
* 1 kaşık yulaf ezmesi.
* 4 adet küçük küçük doğranmış kuru kayısı.
* 1 avuç kuru siyah üzüm.
* 2 çorba kaşığı iri dövülmüş ceviz.
* 1 su bardağı süt. Yukarıdaki besinleri bir kasede karıştırıp, sabah kahvaltısı olarak tüketin. Gün içinde bol su içmeyi ve hafif fiziksel aktiviteler yapmayı da unutmayın.
 
Yazının Devamını Oku... %>

<


Keçi sütü içmek için pek çok neden var.Keçi doğada otluyor,yeni filizlenen dallarla besleniyor,doğada beslendiği için suni yem yemiyor.
Doktorların raporlarına göre "astım,alerji ve öksürük" gibi pek çok hastalıkların tedavisinde ilaçların etkili olmadığı halde,keçi sütünün olumlu sonuç verdiği kaydedildi.Üstelik kanser hastaları da bu sütü tercih etmeliler.
Keçi sütünden yapılmış ürünlerin Avrupa'da özel healt shoplarda özel fiyatlarla satıldığı ve bebeklere anne sütünün alternatifi olarak verilebileceği bildirildi.
Uzmanlar ;keçi sütü düzenli olarak tüketildiğinde egzama, astım, sindirim rahatsızlıkları, varisle ilgili bazı rahatsızlıklar ve bazı alerjik durumların tedavisinde yararlı olduğunu belirtiyorlar.
KEÇİ SÜTÜ EGZAMA İÇİN DE YARARLI
Ellerde, yüzde veya cinsel organlarda oluşan egzamalar genellikle alerjik tepkilerden kaynaklanır; örneğin bebeklerde sıklıkla görüldüğü gibi, inek sütü bu alerjik tepkilere yol açabilir. Egzama sıkıntısı çeken herkes, süt ve süt ürünlerinden uzak durmalı, inek sütü yerine KEÇİ SÜTÜ VEYA SOYA SÜTÜNÜ tercih etmelidir
keçi sütünün yararlarını sıralamak gerekirse;
*Bebeklerde görülen ani ölümleri engellemek için keçi sütü öneriliyor,
*Kanser tedavisinde kullanabilecek keçi sütü bulunuyor,
*Astım, alerji ve öksürük gibi hastalıklarda keçi sütünün çok faydası bulunuyor,
*Egzama gibi hastalıkların tedavisinde keçi sütü kullanılıyor…
Yazının Devamını Oku... %>

<

Bu meyve 11 günde tümörlerin yüzde 39 oranında küçülmesini sağlıyor. Ayrıca krampları önleyip, kemikleri güçlendiriyor. İçerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlarken, sindirim sistemini de rahatlatıyor...
Amerikan Diyetetik Derneği’nin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez yaptığı açıklamada, tazesinin yaz aylarında, kurusunun ise her zaman bulunabileceği incirin, özellikle sindirim sistemi için çok faydalı bir meyve olduğunu söyledi.
İncirin, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besin olduğunu belirten Dönmez, "İncir, lif deposudur ve gut hastalığını iyileştirici bir enzim olan fisin içerir. Ayrıca çok hafif bağırsak çalıştırıcı özelliği olduğu da bilinmektedir. İncirin anti-kanserojenik etkisi üzerinde de çalışmalar bulunmaktadır" dedi.
Tümöre Karşı Silah!
Japonya’da yapılan bir araştırmanın deri altında tümör geliştirilmiş farelere enjekte edilen incir özünün, tümörleri 11 günde yüzde 39 oranında küçülttüğünün tespit edildiğini ifade eden Dönmez, "Ayrıca kemik sağlığı, kan pıhtılaşması ve sağlıklı sinir sistemi için gerekli kalsiyumun en yoğun bitkisel kaynağı olduğu bilinmektedir. Anında enerji sağladığı ve krampları engellediği için sporcular için oldukça faydalı bir besindir. Özellikle kuru incir, demir ve potasyum açısından besin değeri yüksek bir meyvedir" diye konuştu.
Doğal Bir Sakinleştirici
İncirin, içerdiği bazı asidler dolayısıyla doğal bir sakinleştirici özelliği taşıdığını da vurgulayan Dönmez, şu bilgileri verdi:
"Besin değeri yüksek bir ürün olan kuru incir, kolay sindirilebilen fruktoz ve glikoz içerir. Protein miktarı birçok kuru meyvenin iki katından daha fazladır. Diğer meyvelerle karşılaştırıldığı zaman kalsiyum, bakır, magnezyum, potasyum ve kükürt bakımından birinci, enerji, pantotenik asit, riboflavin, tiamin ve piridoksin bakımından ikinci sırayı aldığı görülmektedir. İncir, içeriğindeki pektin nedeniyle, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi gibi yararlar sağlamaktadır."
Nasıl Tüketmek Gerekiyor?
Dönmez, daha olgunlaşmamış incirlerin oda sıcaklığında ve doğrudan güneş ışığı almayan bir yerde, olgun incirlerin ise buzdolabında saklanması gerektiğini belirterek, taze incirin ara öğünlerde veya salataları lezzetlendirmek için kullanılabileceğini ve kahvaltıda da tüketilebileceğini vurguladı.
Kaynak:www.ipekbocegim.com
Yazının Devamını Oku... %>

<

Kan şekerini düşüren formül!
Yaklaşık 750 mililitre veya 5 su bardağı kaynamakta olan suda, 7 veya 8 tane beyaz lahana yaprağını parçalamadan, hafif ateşte 10 dakika ağzı kapalı olarak haşlayın.
Haşlama sırasında kapağı açarak, bir tahta kaşık yardımıyla yaprakların tamamının kalmasına özen gösterin. Ilıdıktan sonra haşlanmış beyaz lahana yapraklarını süzerek ayırın ve aç karnına veya yemeklerden sonra sadece bir buçuk su bardağı kadar suyunu için.
5 veya 6 gün uygulayacağınız bu kürde beyaz lahananın her gün taze olarak hazırlanması gerekiyor. Şeker hastalarının bu kürü yılda 3 ya da 4 kez tekrarlaması daha faydalı olur.

İlk önce doktorunuza danışınız....

Yazının Devamını Oku... %>

<

EKİM
Balık: Pamatu, lüfer, istavrit, barbunya, kılıç, mercan, sardalye.
Sebze: Mantar, fındık, ceviz, ıspanak, yerelması, pırasa, lahana,
kıvırcık salata, kırmızı turp, karnabahar, havuç.
Meyve: Armut, ceviz, üzüm,elma, greyfurt, mandalina, muz.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Ekim ayında omega-3 içerikli cevizin tam zamanı. Cevizi bu aylarda bol bol tüketin. Ayrıca mantarlı nefisyemekler pişirebilirsiniz. Mantar, balık, et ve sebzelere çok yakışır. Mantarı ızgarada üzerine peynir
serperek pişirip kahvaltıda da yiyebilirsiniz.

KASIM
Balık: Mezgit, ringa
Sebze: Balkabağı, kabak, lahana, kereviz, pırasa, yeralması, havuç,
ıspanak, karnabahar, pazı.
Meyve: Ceviz, kestane, üzüm, elma,muz, mandalina, nar, armut, kivi,
greyfurt, Trabzon hurması.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kasım ayında balkabağından bol bol yararlanın. Çorbası, tatlısı ve pastası ile nefis lezzetler hazırlayabilirsiniz. Balkabağını ayrıca etli sebze yemeklerine de ilave edebilirsiniz. İçerdiği bol betakaroten
sayesinde kansere karşı etkili bir sebze.

ARALIK
Balık: Levrek.
Sebze: Balkabağı, lahana, yerelması, pırasa, brüksel lahanası,
karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, pazı, kara lahana.
Meyve: Elma, mandalina, portakal, nar, armut, muz, kivi, kestane,
greyfurt, ayva, Trabzon hurması.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Soğuk algınlığı hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenin.Portakal veya greyfurt suyu için. Ispanak, baklagil, et, yoğurt, muz,elma  ve kuruyemişleri bol tüketin.

OCAK
Balık: Kefal, tekir,kırlangıç, strongilos, levrek,
Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa,ıspanak, pazı, karaturp, kırmızı turp
Meyve: Elma,nar, portakal, armut, ayva, greyfurt

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Sebze ve et suyu ile hazırlanmış çorbaları sofranızdan eksik etmeyin.
Hareketsiz geçen soğuk kış günlerinde çorbalar bağırsak sistemini
düzenler.Soğuk havalarda vücuda direnç veren balık ve baklagiller de en çok
tüketilmesi gereken besinlerden.

ŞUBAT
Balık: Uskumru, istavrit, lüfer, palamut, tekir, kefal, kalkan, gümüş balığı,
Sebze: Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, pazı, ıspanak, pırasa, pancar, defneyaprağı, havuç, turp.
Meyve: Elma, portakal, muz, armut, greyfurt, ayva.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kansere karşı etkili lahanagilleri (lahana, brüksel lahanası, karnabahar ve brokoli) sık sık yiyin. Bol betakaroten içeren havuç ile salata, zeytinyağlı yemek veya havuç suyu hazırlayın.

MART
Balık: Levrek, kalkan, kefal
Sebze: Ispanak, havuç, pırasa,kırmızı turp, brokoli.
Meyve: Elma, muz

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Mart, yaza hazırlık ayıdır. Hafif beslenmeye ve diyet yapmaya başlamanın tam zamanıdır. Mart, aynı zamanda ilkbahara geçiş ayıdır. Bu nedenle hafif bir o kadar da direnç verici besinleri tüketmeye özen
göstermek gerekir. Balık, ızgara et, sebze ve meyveler bol tüketilmeli.

NİSAN
Balık: Kalkan, kılıç, kırlangıç, tekir, barbunya
Sebze: Taze soğan, tazesarımsak, kuşkonmaz,taze kekik, bakla, marul.
Meyve: Can erik

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kuzu etinin en taze ve lezzetli zamanı. Bu aylarda et olarak kuzu etini tercih edin. Sütlü hafif tatlılar pişirin. Sabah kahvaltısında ve geceleri yatmadan önce bir bardak süt için. Hafif ama sağlıklı beslenerek
ve açık havada düzenli yürüyüşler yaparak fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

MAYIS
Balık: Barbunya,levrek, kılıç, kırlangıç, dilbalığı,
Sebze: Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci,domates, salatalık.
Meyve: Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Çilek kısa ömürlü bir meyve. İçeriğindeki zengin vitamin (özellikle C vitamini) ve mineraller sayesinde ani enerji verip, geçiş mevsiminde ortaya çıkan yorgunluk belirtilerini giderir.

HAZİRAN
Balık: Mercan, levrek, barbunya.
Sebze: Enginar, taze patates, taze fasulye, bakla (ayın ortasına
kadar), bezelye, kabak, patlıcan, sivribiber, domates, salatalık, kuzu
ıspanak, semizotu, rezene, marul,üzüm yaprağı, taze soğan, tazesarımsak,
dereotu, dolmalık biber, çalı fasulyesi.
Meyve: Kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kısa ömürlü dut ve kirazı bu ayda bol bol tüketin. Her ikisi de zengin vitamin ve mineral kaynağı.

TEMMUZ
Balık: Sardalya, barbunya, tekir, ıstakoz, böcek, pavurya.
Sebze: Domates, salatalık, bezelye, dereotu, kum havucu, taze
fasulye, kuzu ıspanak, kabak, patlıcan, semizotu, sivribiber, dolmalık
biber, çalı fasulyesi, barbunya fasulyesi.
Meyve: Kayısı, şeftali, kavun, sarı erik, karpuz, ahududu, vişne.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Semizotu, balıktan sonra en çok omega-3 içeren sebze. Vücut tarafından üretilmeyen bir yağ asidi olan Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karşı ekili.

AĞUSTOS
Balık: Çingene palamudu, mercan, kılıç, sardalye.
Sebze: Domates, salatalık, patlıcan, dolmalık biber, çarliston biber,
sivribiber, taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, mısır, kırmızı
salçalık biber.
Meyve: Kayısı, kavun, kırmızı erik, şeftali, vişne, böğürtlen,
karpuz, incir, mürdüm eriği, üzüm.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Yaz meyve ve sebzelerinin en olgun zamanı. Meyveleri bol yiyin. Bunun yanısıra balık, zeytinyağlı sebze, hafif soslu makarnaları günlüköğünlerinize paylaştırın.

EYLÜL
Balık: Palamut, lüfer, kılıç, sardalye, kolyoz, kırlangıç.
Sebze: Mantar, patlıcan, mısır, pazı, biberiye, barbunya fasulyesi,
kabak, dolmalık biber, kırmızı salçalık biber.
Meyve: Mürdüm eriği, fındık, kavun, karpuz, incir, üzüm.

Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Eylül, kışa hazırlık ayıdır. Vücudu soğuk mevsime hazırlamak gerekir.Bol balık, sebze, meyve ve makarna gibi enerji verici karbonhidratlar ağırlıklı beslenin. Mürdüm erik ve fındığı hergün belli bir miktar
tüketmeye özen gösterin.

Yazının Devamını Oku... %>