DOĞADAN GELEN SAĞLIK

Şifalı bitkiler,dogadan gelen sağlık,bitkilerin faydaları

<


Özellikle E, A ve B kompleks vitaminleri içeren susam yağı mineral olarak da demir ve kalsiyum bakımından hayli zengin. İçeriğinde sesamol, besamolin ve sesamin antioksidanları da barındırıyor.Ayrıca içerdiği omega 9 oranı ve antioksidanlar nedeniyle ısıya, tere ve ışığa karşı dayanıklı; cilde sürülmesinden sonra güneş ışığı altında uzun süre bozulmadan kalabiliyor. İçindeki doğal lesitin ve antioksidan maddeler, yağın derinlere kadar emilmesini sağlıyor. Böylece cildin yaşlanması engelleniyor. Susam yağı; saç için de çok etkili. Uzmanlar; doğrudan saç diplerine uygulanırsa saçları güçlendirdiğini belirtiyor. İçeriğindeki kalsiyum sayesinde tırnakları da onarıyor.
Yazının Devamını Oku... %>

<

Smyrna, mür (ağacı) anlamına gelmektedir, hoş kokulu mür yağı elde etmek için mür ağacının gövdesi bir keskiyle çizilerek akan reçine toplanır.
Mür Yağı ağaçta oluşan doğal yarıklardan elde edilirse mür yağının daha iyi olduğu söylenmektedir
Çeşitli balsam ağaçlarından elde edilen reçine sakızıdır. Güzel kokusu vardır. İlk çağlardan beri kullanılmaktadır. Kokusu kuvvetlidir ve tadı acıdır.
Özellikleri: Antiseptik, anti-enflamatuar, antimikrobiyal antifungal ve stimulandır.
Kullanıldığı yerler:
Losyon olarak (yoğunluğu azaltılmış) : Dişeti iltihaplarında kullanılır.
Kompres olarak/Banyo suyuna buhar yolu ile: Zihinsel dinginlik verir, enfeksiyonlara karşı, bakteri ve mikrop kırıcıdır, canlandırıcıdır, soğuk algınlığı,mide rahatsızlıkları, boğaz ağrıları ve ağız içi yaraları için etkilidir.
Uyarılar: Hamilelikte kullanımı sakıncalıdır, ağız yolu ile almayınız.
Yazının Devamını Oku... %>

<

İki avuç siyah helile ve yarım avuç ısırgan tohumu, zeytin­yağı ile iyice yoğrulduktan sonra üzerine bir miktar su dökülerek kaynatılır. Su yüzeyine çıkan yağ, bir kaşıkla şişeye doldurularak, içine iki adet taze badem atılır ve bir hafta güneşte bekletilir. Bekletilen karışım, ince bir tülbentle süzülerek siyah helile yağı elde edilir.

Siyah Helile Yağı, benlerin ve sivilcelerin yok edilmesinde, akşamları yatmadan önce ovularak tatbik edilirse etkin yararları görülür. Bu tedaviye uzunca  bir süre devam edilmelidir.”

Yazının Devamını Oku... %>

KAYISI YAĞI

25/6/2008

<

Kayısı yağı deyip geçmeyin.O kadar çok faydası varki.Hem doğal cilt bakım ürünü hemde yaşlılılarda ortaya çıkan kırışıklığı azaltıyor.
İçerisinde bulunan A vitaminiyle cilde nemlilik kazandırıp,doğal bir parlaklık ve canlılık kazandırırken akneleri de temizliyor.
Kayısı yağı aynı zamanda kalsiyum,magnezyum,arotin ve betakaroten maddelerini içerdiğinden yaşlılıkta ortaya çıkan kırışıklıkların azalmasında büyük rol oynuyor.
Uzmanlar;cildin doğal güzelliği için haftada bir gün, kuru ciltlerde ise günde bir defa deriye kayısı yağı sürülmesinin tavsiye ediyorlar.

Yazının Devamını Oku... %>

<

 Zambak Yağı
Üç avuç dolusu zambak ince ince kıyıldıktan sonra, zeytinyağı dolu bir kavanoza konarak ağzı kapatılır. İki hafta süreyle güneşte dinlendirilir. Dinlendirilen kavanoz kaynar suyun içinde pişirildikten sonra ince bir tülbentle süzülerek zambak yağı elde edilir.
“Zambak yağı, bir güzellik müstahzarı olduğu kadar, bu yağ ile eller ovuşturulduğunda parmak uçlarından bileklere kadar uzayan sinir ağrılarını da yok eder. Ayrıca, soğan suyu, bal ve yumurta akı ile karıştırılarak krem haline getirildikten sonra da akşamlan yüze sürülür.”
Sümbül Yağı
İki avuç sümbül çiçeği, iki kaşık ezilmiş badem ile birlikte zeytinyağı ile yoğrulur. Yapılan işlemden sonra hazırlanan karışım ağzı kapanan bir kavanoza doldurularak iki hafta güneşte bekletilir. Bekletilen kavanoz, kaynar suyun içinde pişirildikten sonra tekrar bir hafta dinlendirilir.
“Bu süre sonunda sıkılarak elde edilen sümbül yağı, cilt çatlamalarını ve ciltteki buruşuk ve kırışıklıkları kısa zamanda önler. Sümbül Yağı, aynı zamanda kafa derisi üzerinde tatbik edilmesi halinde, saç dökülmesini önler ve saçların parlamasını sağlar.”
Siyah Helile Yağı
İki avuç siyah helile ve yarım avuç ısırgan tohumu, zeytinyağı ile iyice yoğrulduktan sonra üzerine bir miktar su dökülerek kaynatılır. Su yüzeyine çıkan yağ, bir kaşıkla şişeye doldurularak, içine iki adet taze badem atılır ve bir hafta güneşte bekletilir. Bekletilen karışım, ince bir tülbentle süzülerek siyah helile yağı elde edilir.
“Siyah Helile Yağı, benlerin ve sivilcelerin yok edilmesinde, akşamları yatmadan önce ovularak tatbik edilirse etkin yararları görülür. Bu tedaviye uzun bir süre devam edilmelidir.”
Sarımsak Yağı
Ezilen bir kaç sarımsak, birer tutam hardal, karabiber, anason ve bir miktar kuyruk yağı ile birlikte kaba konarak bir litre suda kaynatılır. Su çekilinceye kadar pişirildikten sonra ateşten indirilir. Hazırlanan posa bir tülbentle sıkıldıktan sonra süzülen sıvı, ağzı kapanan bir kavanoza doldurularak serin bir yerde saklanır.
“Elde edilen sarımsak yağı, kemiklerdeki sancıyı kısa zamanda giderir. Kemiklerin yumuşatılması ile adale ağrılarının giderilmesinde hastalıklı bölge rahatsızlık süresince sarımsak yağı ile sık sık ovulur. Sarımsak Yağı, devamlı olarak sürülmesi halinde cildin berrak ve parlak olmasını da sağlar.”
Sığırkuyruğu Otu Yağı
Temmuz ve ağustos aylarında toplanan bir kaç avuç sığırkuyruğu çiçeği kavanoza konur. Hazırlanan kavanoz, ağzına kadar saf zeytinyağı ile doldurularak iki hafta müddetle güneş gören bir yerde dinlendirilir. Bu kavanoza iki hafta içinde her gün yeniden sığırkuyruğu çiçeği ilâve edilerek beslenir. Süre sonunda kavanoz kaynar su üzerinde tutularak pişirilir ve içindeki karışım bir tülbentle süzülür
“Sıkılarak elde edilen Sığırkuyruğu Yağı, omuz, ense, kol adalesi ağrılarını dindirir ve saç diplerine masaj yapılması halinde de, saçların parlamasını sağlar.”
Papatya Yağı
Üç avuç dolusu papatya çiçeği, üç gün süre ile açık havada kurutulur. Kurutulan papatyalar, bir kavanoza konduktan sonra üzerlerine saf zeytinyağı ilâve edilir ve kavanoz sıkıca kapatılır. Kırk gün süre ile güneş gören bir yerde bekletilen kavanoz, bu süre bitiminde kaynar su üzerinde pişirilip, içindeki karışım bir tülbentle süzülür.
“Papatya Yağı, özellikle bebeklerin karın ağrılarında etkilidir. Bu yağdan ısıtılarak karma masaj ile uygulanır.”
Nane Yağı
Henüz çiçek açmamış naneler toplandıktan sonra ince ince kıyılarak bir kavanoza konur. Bu işlemden sonra, içine saf zeytinyağı dökülerek doldurulan kavanozun ağzı sıkıca kapatılır. Altı hafta müddetle güneş altında bekletildikten sonra, kavanoz kaynar suda pişirilir ve içindeki karışım bir tülbentle süzülür.
“Nane yağının kullanılması ile bünye sakinleşir ve yanık yaraları iyileştirdiği gibi tende yanık izleri de bırakmaz. Ayrıca soğuğun neden olduğu şişlikleri tedavi ederken kullanıldığında bir miktar gliserin ilâve edilmelidir.”
Lavanta Çiçeği Yağı
İki avuç kurutulmuş lavanta çiçekleri, ağzı kapanan bir kavanoza konur. Hazırlanan kavanoz, ağzına kadar saf zeytinyağı ile doldurularak kırk gün güneş gören bir yere asılarak bekletilir. Bekletilen kavanoz, kaynar su içinde bekletildikten sonra dinlendirilir. Hazırlanan karışım tülbentle sıkılarak lavanta yağı elde edilir.
“Sinirleri kuvvetlendirir ve sinir ağrılarını gidermede etkin yararlar sağlar. Ayrıca, gözler yumulduktan sonra, bu yağ ile kompres yapıldığında gözler kuvvetlenir ve zihinde rahatlar.”
Koyunkıran Otu Yağı
Üç avuç dolusu açılmamış koyun kıran çiçeği, ezilerek bir kavanoza konduktan sonra üzerine saf zeytinyağı dökülür ve kavanozun ağzı sıkıca kapatılır. Kapatılan kavanoz iki hafta güneşte bekletildikten sonra kaynar su içinde pişirilerek süzülür.
“Elde edilen koyun kıran otu yağı, sıcak olarak uzuvlara sürülmesi halinde romatizma, sırt ve bel kemiği ağrılarını gidermede etkin yararlar sağlar. Koyun kıran Otu Yağı, bir beze yedirildikten sonra makada konulursa basur ağrılarını ve makat kaşıntılarını giderir.”
Kokulu Yonca Yağı
Üç avuç kokulu yonca yaprağı ince ince kıyıldıktan sonra kavanoza konarak ve üzeri saf zeytinyağı ile doldurulduktan sonra, üç hafta süreyle güneşte bekletilir. Kavanozdaki karışım kaynar su içerisinde pişirildikten sonra süzülür ve kokulu yonca yağı elde edilir.
“Elde edilen kokulu yonca yağı, adale ağrılarına, romatizma, damar sertliği, mafsal kireçlenmesi ve nıkris hastalığını tedavi etmekte etkin yararları vardır. Kokulu Yonca Yağı, güneşte veya sıcak suda ısıtıldıktan sonra-da hasta bölgeye ovularak krem gibi sürülür.”
Karabiber Yağı
Eşit miktarda karabiber ve zeytinyağı iyice karıştırıldıktan sonra bir kaba konur. Üzerine yarım litre su dökülerek suyu çekilinceye kadar pişirilir. Pişirilen karışım tülbentle sıkılarak süzülür ve şişeye doldurularak ağzı sıkıca kapatılır.
“Elde edilen karabiber yağının, romatizma, siyatik ve soğuktan oluşan ağrıların giderilmesinde etkin yararları vardır. Ağrıyan bölgeye sürülmeden önce, ağrıyan bölge ılık su ile ovulur ve bu tedavi şekline uzun süre devam edilmelidir.”
Dulavrat Otu Yağı
İki avuç dolusu dulavrat otu kökü, ince ince kıyılarak bir kavanoza doldurulur. Üzerine saf zeytinyağı dökülerek kavanozun ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra güneşte altı hafta bekletilir. Bekletilen karışım, kaynar suda pişirildikten sonra sıkılarak dulavrat otu yağı elde edilir.
“saç ve kafa derisi bakımı için kullanıldığın da saçlar gürleşir. Yağ yanıklarında kullanılması halinde yanıklara bir pamukla dikkatli şekilde ve yarayı zedelemeden sürülmesi gerekir.”
Dereotu Yağı
iki avuç dolusu dereotu yaprak ve çiçekleri bir kavanoza konduktan sonra saf zeytinyağı ilâve edilerek ağzı sıkıca kapatılır. İki hafta müddetle güneş altında tutulduktan sonra, on beş dakika kaynar suda pişirildikten sonra sıkılarak süzülür. Dereotu yağı, ağızdan alınabileceği gibi, dışarıdan da kullanılabilir.
“Karın ağrılarında, ateşli hastalıklarda, bademcik şişmelerinde, mesane rahatsızlıklarında ve kaşıntılarla idrar yolları rahatsızlıklarında etkin yararlan vardır.”
Yazının Devamını Oku... %>